Akaryakıt pazarında haksız kazanç sağlayan ve kamu kaynaklarını zarara uğratan organize yapılara yönelik 23 Haziran 2026 tarihinde dev bir operasyon gerçekleştirildi. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen geniş çaplı soruşturma kapsamında, dokuz farklı ilde eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Güvenlik güçleri, sektörde faaliyet gösteren çeşitli firmaların yüklü miktarda vergi kaçırdığını tespit etti.
Gerçekleştirilen teknik ve fiziki takipler sonucunda, suça karıştığı iddia edilen 6 şirkete yargı kararıyla el konuldu. Kurumların yasal ve idari süreçlerini yönetmek amacıyla toplam 10 şirkete ise kayyım ataması yapıldı. Ekipler, devletin ekonomik düzenini hedef alan bu organizasyonu çökertmek için çok yönlü bir hukuki süreç başlattı.
Vergi Kaçakçılığına Karşı Dokuz İlde Eş Zamanlı Baskın
Soruşturmanın temelini, enerji sektöründe faaliyet gösteren belirli şirketlerin ÖTV ve KDV yükümlülüklerinden kaçınmak amacıyla kurdukları yasa dışı sistem oluşturuyor. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, şüphelilerin faaliyetlerini uzun süre yakından izleyerek delil toplama sürecini tamamladı.
Ekiplerin elde ettiği bulgular doğrultusunda İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde düğmeye basıldı. Zanlıların Vergi Usul Kanunu, Petrol Piyasası Kanunu ve Kaçakçılık Kanunu hükümlerine açıkça muhalefet ettikleri, eylemlerini ise bilinçli bir suç örgütü çatısı altında yürüttükleri raporlandı.
İddiaların Merkezindeki Sahte Fatura Ve Hayali İhracat Ağı
Soruşturma dosyasına giren belgelere göre, organize suç ağı yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatını paravan şirketler üzerinden gerçekleştirdi. Özellikle 2024 yılından bu yana Hatay Dörtyol’daki gümrüklü bölgede LPG kaçakçılığı yapıldığına dair kuvvetli şüpheler bulunuyordu.
Şüpheliler, doğan yüksek vergi borçlarını sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle sıfırlamaya çalıştı. İlgili kurumlardan alınan raporlar, bu yasa dışı işlemlerin yalnızca devleti milyarlarca lira zarara uğratmakla kalmadığını, aynı zamanda dürüst piyasa aktörlerinin rekabet gücünü de zedelediğini ortaya koydu.
Operasyonu Koordineli Yürüten Kritik Devlet Kurumları
Kamu kurumları aleyhine işlenen nitelikli dolandırıcılık ve suç gelirlerinin aklanması iddiaları, devletin en üst düzey denetim organlarını harekete geçirdi. Hukuki sürecin eksiksiz işlemesi adına aşağıdaki kurumlar ortaklaşa mesai harcadı:
- İstanbul İl Jandarma Komutanlığı: Sahadaki dokuz ilde eş zamanlı operasyonları ve fiziki yakalama kararlarını icra etti.
- Vergi Denetim Kurulu: Şüpheli firmaların geriye dönük mali tablolarını ve hayali ihracat evraklarını inceledi.
- MASAK: Suçtan elde edilen yasa dışı gelirlerin izini sürerek kara para aklama mekanizmalarını deşifre etti.
- Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü: Hatay Dörtyol başta olmak üzere gümrüklü sahalardaki usulsüz LPG transferlerini raporladı.
- EPDK ve TMSF: İlgili şirketlerin lisans iptallerini değerlendirirken, el konulan yapıların yönetimsel kontrolünü hızla devraldı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek Tarafından Yapılan Resmi Açıklama
Adalet Bakanı Akın Gürlek, kamuoyunu yakından ilgilendiren bu soruşturmaya dair resmi sosyal medya hesapları üzerinden net mesajlar verdi. Gürlek, suç ve kaçakçılıkla mücadelenin İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret ile Enerji bakanlıklarıyla tam bir eş güdüm içinde yürütüldüğünü belirtti.
Devletin vergi güvenliğini hedef alan hiçbir yapıya müsamaha göstermeyeceklerinin altını çizen Gürlek, suç gelirlerinin izini sürmeye devam edeceklerini vurguladı. Kamuyu zarara uğratan bu tür organize sistemlere karşı hukuki süreçlerin en sert şekilde işletileceği ifade edildi.
Yirmi Yedi Şüpheli İçin Adli Süreç Hızla İşliyor
Gerçekleştirilen başarılı eş zamanlı baskınlar neticesinde, suç örgütünün tepe yöneticileri dahil olmak üzere çok sayıda kişi adalete teslim edildi. Örgüt lideri olduğu öne sürülen V.B. ile birlikte yönetici kadrosunda yer alan S.B., H.B.G., K.B. gibi isimlerin de aralarında bulunduğu toplam 27 şüpheli gözaltına alındı.
Şüpheliler hakkında “kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama” iddialarıyla hazırlanan dosyalar birleştirilerek adli makamlara sunuldu. Mahkeme sürecinin ilerleyen günlerde daha fazla detayı gün yüzüne çıkarması bekleniyor.
Sizce ülkemizdeki akaryakıt piyasasında vergi güvenliğini artırmak için denetimler daha da sıkılaştırılmalı mı? Bu dev operasyonun sektördeki rekabet ortamına nasıl yansıyacağını düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi ve konuya dair yorumlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz. Daha fazla gündem haberleri için bizi takipte kalın.
Operasyon; İstanbul merkezli olmak üzere Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı olarak düzenlendi.
Yürütülen adli süreç neticesinde suça karıştığı tespit edilen 6 şirkete el konulurken, 10 şirketin idari süreçlerini yönetmesi için kayyım atandı.
Operasyon; İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza, EPDK ve TMSF’nin ortak çalışmasıyla yürütülüyor.






